İcra Çalışanlarının ve Hukukçularının Platformu

Tam Versiyon: SALGIN SEBEBİYLE ORTAYA ÇIKAN SORUNLARDAN DOLAYI YARGILAMA VE TAKİP HUKUKU
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
SALGIN SEBEBİYLE ORTAYA ÇIKAN SORUNLARDAN DOLAYI
YARGILAMA VE TAKİP HUKUKU İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER

“Fevkalade Hallerde Adalet Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Sürelere İlişkin Kanun” !!!...

Mevcut salgın ve günlük hayatın aksaması, insanî temasın azalması zorunluluğu karşısında, yargılama ve icra hukuku bakımından bazısı düzenleme gerektiren bazısı ise mevcut kanunla aşılabilecek önerileri belirtmekte yarar görüyorum.

1. En acil sorun şu anda zamanaşımı, hak düşürücü süre ile yargılama ve takip hukukuna ilişkin sürelerin işlemesidir. Duruşmaların ve adliyede fiilî yapılan bazı işlemlerin adlî işleyiş tarafından ertelenmesi sadece bu işlemlere yönelik olup, örneğin dava ve takibe ilişkin zamanaşımı sürelerini, keza yargılama ve takip içindeki örneğin, cevap, takibe itiraz sürelerini vs. durdurmamaktadır.

2. Sürelerin işlemesi sebebiyle, insan birlikteliğinin yoğun olduğu adliyeler ve avukatlık büroları zorunlu olarak çalışmaya devam etmektedir. Zira, özellikle sürelerin kaçırılması hem hak kaybına yol açmakta hem de avukatlar bakımından hukukî, cezaî ve disiplin sorumluluğunu gerektiren ciddî sonuçlar doğurabilmektedir. Keza adliye mensupları da görevlerinin gereğini yerine getirmek durumundadır. Oysa belirli zorunluluklar (mutlak hak arama, ceza işleri, tedbirler vs.) dışında, adliyenin açık olması toplumsal yaşam için hastahane, yiyecek-içecek, temizlik, alt yapı hizmeti gibi zorunlu bir hizmet değildir. Hayatı ayakta tutamazsak dosyalarımızı yiyerek ayakta kalamayacağımız malumdur!...

3. Bazı tedbirler kanunî düzenleme gerektirebilir. Bu sebeple, örneğin, en azından maddî hukuka ilişkin sürelerin (zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin) uygun görülecek bir zaman dilimi için, 3 ya da 6 gibi uzatılması yönünde birkaç maddelik düzenleme yapılabilir. Hatta daha da doğrusu bir çerçeve kanunla “Fevkalade Hallerde Adalet Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Süreler Hakkında Kanun” şeklinde, bu ve benzeri düzenlemeleri içeren ve kanunla düzenlenmesi zorunlu olan hususlarda kanun çıkartılması uygundur. Konuyla ilgili zorunluluklar dikkate alınarak farklı alanlar için madde madde bir düzenleme yapılabilir. Hatta belki bu düzenleme temel hükümler içererek bu tür durumlarda gerektiğinde yeniden devreye sokulması da sağlanabilir.

4. Düzenleme dışında mevcut hükümlerle ne yapılabilir sorusu cevaplanmalıdır:

a. Esasen icra takipleri için çözüm kolay olup daha önce belirttiğim üzere, İİK m. 317-330 hükümleri işletilerek sorunun kolayca çözülmesi ve zaman kazanılması mümkündür. Kanuna gerek yoktur bir Kararname yeterlidir.

b. Fiilî olarak tebligat işlemleri en azından bir-iki hafta durdurulabilir. Adliyeye kimse gelmesin, ama ben akşam saatinde de tebligat yapayım demek, en iyi ifade ile TMK m. 2 anlamında doğru değildir. Avukatlara tebligatla romantik bir ilişki kurması için değil, işlem yapması için gönderildiği aşikârdır.

c. Özellikle yargılamaya ilişkin sürelerin kaçırılması söz konusu olursa, kanaatimce bu olağanüstü ve atipik durum sebebiyle, HMK m. 95 vd. hükümleri (yani eski hale getirme) işletilmelidir. Keza duruma göre İİK m. 65’deki gecikmiş itiraz hükümlerinin de işletilmesi düşünülebilir. Burada kusuru olmadan veya elde olmayan sebep ifadesine yüklenecek anlam önemlidir. Şu anda kimsenin kusuru olmayan bir durum vardır. Çalışma şartları hem fizikî hem de psikolojik olarak tedirginlik doğuracak haldedir. Büroda çalışmak mümkün ya da doğru olmayabilir, herkesten evde de tam anlamıyla çalışmasını beklentisi haklı bir beklenti değildir. Zira, bilgisayar, internet, kitap, kaynak evde mevcut olmayabilir. İşin asıl taraflarınınsa zaten avukat gibi teknik imkânları kullanması söz konusu değildir. En üst resmî makamların mümkünse evden çıkmayın dediği bir ortamın mevcut olduğu unutulmamalıdır.

5. Unutmamak gerekir ki, bu önlemler avukatların çok da güle oynaya razı olduğu düşünülen önlemler de değildir. Zira, avukat emeği, bilgisi ve hukuk adına yaptığı işlerle varlığını sürdürmektedir. Ancak, hayatın öncelikleri bazı şeyleri zorunlu kılmaktadır.




[url=https://www.facebook.com/ufi/reaction/profile/browser/?ft_ent_identifier=ZmVlZGJhY2s6MjY0MDUwMTQyOTQxMjUyNw%3D%3D&av=100000015812403][/url]