*Takipten Önce %4,55 / Sonra %9,10 / Satıştan Sonra %11,38
*Vazgeçme/Haricen Tahsil (Hacizden Önce) %2,27 -(Hacizden Sonra) %4,55
*Maaş ve Ücret Ödemelerinde %4,55
*Başvuru Harcı / Yerine Getirme Harcı 54,40.TL
*Tahliye Harcı -İcra Teb.Üzerine%1,13 /İcra Kanalıyla%2,27
*İhale Damga Vergisi : Binde 5,69
*Kefalet/Temlik/Taahhütname Damga Vergisi Binde 9,48
*Yediemine Ödenen Paralardan Damga V. Binde 9,48
*Resmi şahıslar adına şahıslara ödenecek
paralardan Kesilecek Damga V. Binde 7,59
*Kira Sözleşmelerinden Alınacak Damga Vergisi Binde 1,89
*Cezaevi Yapı Harcı %2
*Vekalet Suret Harcı 7,80.TL
*Haciz, Teslim ve Satış Harcı : 127,60.TL
2020 Yolluk Miktarı : 2.775,16.TL.
Haciz, Teslim, Satış Harcından Memura Ödenen 40,16.TL
İflasın Açılması, Konkordato İsteği, Masaya Katılma:89,60 TL

İcra İşleri Daire Başkanlığı Görüş Yazıları

Yediemin ücretinin tahsili için yapılan icra takiplerinde dikkat edilecek hususlar
Vergi daireleri ile yapılan yazışmalar
Yediemin ücretinin tahsili için yapılan icra takiplerinde dikkat edilecek hususlar
Vergi daireleri ile yapılan yazışmalar

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/4 maddesinin İle İlgili Bakanlık Yazısı

TC
ADALET BAKANLIĞI

PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SAYI:82084579/2827/1399 - 13/01/2016
KONU:Avukatlık Ücret Tarifesi
                           SAKARYA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
İLGİ:24/12/2015  tarih ve B.M.2015/10040  Sayılı Yazınız.
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı  tarafından hazırlanan  ve 21 Aralık
2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Avukatlık  Asgari Ücret Tarifesinin 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında
yer verilen ‘’İcra ve iflas müdürlüklerinin yaptığı işlemler nedeniyle
icra mahkemesine yapılan şikayetlerde ,hukuka aykırılığın icra ve iflas
memurunun hatasında kaynaklanması nedeniyle verilecek şikayetin kabülü
kararlarlarında ,Hazine aleyhine maktu ücrete hükmolunur.’’ Şeklindeki
düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğu ,hem de icra müdür ve
yardımcılarının mesleki güvenliği,hem de kamu yararı için söz konusu
tarifenin ilgili hükmünün yürütülmesinin durdurulması ve iptali hususunda
dava açılması gerektiği belirtilerek ,konuya ilişkin Bakanlığımızca
yapılan işlemler hakkında bilgi verilmesi ilgi sayılı yazınızla
istenmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168 inci maddesi gereğince Türkiye
Barolar Birliği tarafından hazırlanan ve 21/12/2015 tarihli 29569 sayılı
Resmi Gazete ‘ de yayımlanarak yürürlüğe giren  Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi’nin 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasının iptali için dava
açılması hususu 24/12/2015  tarih ve 8394/50261 sayılı yazımız ile Hukuk
İşleri Genel Müdürlüğünden istenilmiş olup Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü
tarafından Danıştay 8 inci Dairesinin 2015/15049 sayılı dosyası ile
yürütmenin durdurulması talepli olarak söz konusu maddenin iptali
hususunda dava açılmıştır.
Bilgi edinilmesi ile keyfiyetin Sakarya 2 nci İcra Dairesine
bildirilmesini rica ederim.
                                                                                           AHMET
KAR
                                                                                              HAKİM
                                                                                             Bakan
a.
                                                                                       Daire
Başkanı
TC
ADALET BAKANLIĞI

PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SAYI:82084579/2827/1399 - 13/01/2016
KONU:Avukatlık Ücret Tarifesi
                           SAKARYA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
İLGİ:24/12/2015  tarih ve B.M.2015/10040  Sayılı Yazınız.
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı  tarafından hazırlanan  ve 21 Aralık
2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Avukatlık  Asgari Ücret Tarifesinin 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında
yer verilen ‘’İcra ve iflas müdürlüklerinin yaptığı işlemler nedeniyle
icra mahkemesine yapılan şikayetlerde ,hukuka aykırılığın icra ve iflas
memurunun hatasında kaynaklanması nedeniyle verilecek şikayetin kabülü
kararlarlarında ,Hazine aleyhine maktu ücrete hükmolunur.’’ Şeklindeki
düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğu ,hem de icra müdür ve
yardımcılarının mesleki güvenliği,hem de kamu yararı için söz konusu
tarifenin ilgili hükmünün yürütülmesinin durdurulması ve iptali hususunda
dava açılması gerektiği belirtilerek ,konuya ilişkin Bakanlığımızca
yapılan işlemler hakkında bilgi verilmesi ilgi sayılı yazınızla
istenmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168 inci maddesi gereğince Türkiye
Barolar Birliği tarafından hazırlanan ve 21/12/2015 tarihli 29569 sayılı
Resmi Gazete ‘ de yayımlanarak yürürlüğe giren  Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi’nin 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasının iptali için dava
açılması hususu 24/12/2015  tarih ve 8394/50261 sayılı yazımız ile Hukuk
İşleri Genel Müdürlüğünden istenilmiş olup Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü
tarafından Danıştay 8 inci Dairesinin 2015/15049 sayılı dosyası ile
yürütmenin durdurulması talepli olarak söz konusu maddenin iptali
hususunda dava açılmıştır.
Bilgi edinilmesi ile keyfiyetin Sakarya 2 nci İcra Dairesine
bildirilmesini rica ederim.
                                                                                           AHMET
KAR
                                                                                              HAKİM
                                                                                             Bakan
a.
                                                                                       Daire
Başkanı

Yediemin Ücreti Hesaplama Aracı (2019)

1. Bölge, 2. Bölge ve 3. Bölge için farklı araçlar mevcuttur.

Tabloda yer alan ücretler tarifede verilenin %80'inin hesaplanmış hâlidir. Lisanslı yediemin deposu bulunmayan yerlere göre hazırlanmıştır. Doğrudan hesap yapıp sonuç elde edebilirsiniz.

Faydalı olması dileğimle...
  • Cevap Yok
  • 01-01-2020, Saat: 01:02
  • DuraN
1. Bölge, 2. Bölge ve 3. Bölge için farklı araçlar mevcuttur.

Tabloda yer alan ücretler tarifede verilenin %80'inin hesaplanmış hâlidir. Lisanslı yediemin deposu bulunmayan yerlere göre hazırlanmıştır. Doğrudan hesap yapıp sonuç elde edebilirsiniz.

Faydalı olması dileğimle...

İcra Dosya Hesabı Yapma Aracı (2019)

Güncel harç ve masraf bilgisi içermektedir.

Libre Office ve Microsoft Office versiyonları mevcuttur.

Özellikle de .xls uzantılı olan akıllı telefonlarda çalıştırılıp kullanılabildiği için haciz mahallinde pratik bir şekilde dosya hesabı yapılabilir. 

İyi çalışmalar.
  • Cevap Yok
  • 01-01-2020, Saat: 01:00
  • DuraN
Güncel harç ve masraf bilgisi içermektedir.

Libre Office ve Microsoft Office versiyonları mevcuttur.

Özellikle de .xls uzantılı olan akıllı telefonlarda çalıştırılıp kullanılabildiği için haciz mahallinde pratik bir şekilde dosya hesabı yapılabilir. 

İyi çalışmalar.

İcra Daireleri İban Numaraları

İcra Müdürlüklerine ait iban numaralarını ekteki listeden ulaşabilirsiniz.

.pdf   Tüm Türkiye İcra Daireleri Emanet Kasa Hesapları.pdf (Boyut: 382.57 KB / İndirilme: 13)
  • Cevap Yok
  • 01-01-2020, Saat: 00:51
  • DuraN
İcra Müdürlüklerine ait iban numaralarını ekteki listeden ulaşabilirsiniz.

.pdf   Tüm Türkiye İcra Daireleri Emanet Kasa Hesapları.pdf (Boyut: 382.57 KB / İndirilme: 13)

2020 Yargı Harçları Tarifesi

27 Aralık 2019 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 30991 (2. Mükerrer)
TEBLİĞ
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 84)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan maktu harçların (maktu ve nispî harçların asgarî ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) yeniden değerleme oranında hesaplanarak tespit ve ilan edilmesidir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 492 sayılı Kanunun mükerrer 138 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına dayanılarak hazırlanmıştır.
Harç miktarlarının hesaplanması
MADDE 3 – (1) Bakanlığımızca 2019 yılı için yeniden değerleme oranı %22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiş ve 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile ilan edilmiş bulunmaktadır.
(2) 492 sayılı Kanuna bağlı tarifelerde yer alan ve 2019 yılında uygulanan maktu harçlar (maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) yeniden değerleme oranında artırılmıştır. Artırılan bu tutarlar 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Tebliğ ekindeki tarifelerde gösterilmiştir.
(3) 492 sayılı Kanuna bağlı 2, 5 ve 7 sayılı tarifelerin bazı pozisyonlarında beher rüsum tonilatosundan gibi birim değer üzerinden alınacak maktu harç tutarları yer almaktadır. Sözü edilen maktu harç tutarlarının, birim değerler toplamına tatbiki sonucu bulunacak olan ve asgari ve azami hadler arasında kalan harcın 10 Kuruşa kadarki kesirleri de tahsil edilmeyecektir.
Yürürlük
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
 
 
  • Cevap Yok
  • 01-01-2020, Saat: 00:36
  • DuraN
27 Aralık 2019 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 30991 (2. Mükerrer)
TEBLİĞ
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 84)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan maktu harçların (maktu ve nispî harçların asgarî ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) yeniden değerleme oranında hesaplanarak tespit ve ilan edilmesidir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 492 sayılı Kanunun mükerrer 138 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına dayanılarak hazırlanmıştır.
Harç miktarlarının hesaplanması
MADDE 3 – (1) Bakanlığımızca 2019 yılı için yeniden değerleme oranı %22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiş ve 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile ilan edilmiş bulunmaktadır.
(2) 492 sayılı Kanuna bağlı tarifelerde yer alan ve 2019 yılında uygulanan maktu harçlar (maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil) yeniden değerleme oranında artırılmıştır. Artırılan bu tutarlar 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Tebliğ ekindeki tarifelerde gösterilmiştir.
(3) 492 sayılı Kanuna bağlı 2, 5 ve 7 sayılı tarifelerin bazı pozisyonlarında beher rüsum tonilatosundan gibi birim değer üzerinden alınacak maktu harç tutarları yer almaktadır. Sözü edilen maktu harç tutarlarının, birim değerler toplamına tatbiki sonucu bulunacak olan ve asgari ve azami hadler arasında kalan harcın 10 Kuruşa kadarki kesirleri de tahsil edilmeyecektir.
Yürürlük
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
 
 

2020 Damga Vergisi Kanunu Tebliği

27 Aralık 2019 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 30991 (2. Mükerrer)
TEBLİĞ
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
DAMGA VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 64)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan azami tutarın ve Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan maktu vergilerin yeniden değerleme oranına göre belirlenerek tespit ve ilan edilmesidir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ve mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Maktu damga vergisi tutarları ile azami tutarın belirlenmesi
MADDE 3 – (1) Bakanlığımızca 2019 yılı için yeniden değerleme oranı % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiş ve 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile ilan edilmiş bulunmaktadır.
(2) 488 sayılı Kanunun mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve 63 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile tespit edilen maktu vergiler, (maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanacak miktarları Tebliğ ekindeki (1) sayılı tabloda gösterilmiştir.
(3) 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren 3.239.556,40 Türk Lirası olmuştur.
Yürürlük
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
 
 
  • Cevap Yok
  • 01-01-2020, Saat: 00:04
  • DuraN
27 Aralık 2019 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 30991 (2. Mükerrer)
TEBLİĞ
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
DAMGA VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 64)
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan azami tutarın ve Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan maktu vergilerin yeniden değerleme oranına göre belirlenerek tespit ve ilan edilmesidir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ve mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Maktu damga vergisi tutarları ile azami tutarın belirlenmesi
MADDE 3 – (1) Bakanlığımızca 2019 yılı için yeniden değerleme oranı % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiş ve 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile ilan edilmiş bulunmaktadır.
(2) 488 sayılı Kanunun mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve 63 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile tespit edilen maktu vergiler, (maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanacak miktarları Tebliğ ekindeki (1) sayılı tabloda gösterilmiştir.
(3) 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren 3.239.556,40 Türk Lirası olmuştur.
Yürürlük
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
 
 

2020 İflas İdaresi Ücret, Yazı ve Tebliği Masrafı Tarifesi

31 Aralık 2019 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 30995
TEBLİĞ
Adalet Bakanlığından:
İFLAS İDARESİ ÜCRETİ, YAZI VE TEBLİĞ MASRAFI TARİFESİ
HAKKINDA TEBLİĞ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflâs Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.
Ücretin ödenmesi
MADDE 4 – (1) Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.
Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi
MADDE 5 – (1) İflâs idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine icra hâkimi, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.
Ücret miktarı
MADDE 6 – (1) İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir:
a) İlk (3.200) TL için                                                       % 10
b) Sonra gelen (5.200) TL için                                        % 8
c) Sonra gelen (9.200) TL için                                        % 6
ç) Sonra gelen (18.400) TL için                                      % 4
d) Sonra gelen (36.800) TL için                                      % 2
e) Sonra gelen (63.250) TL için                                      % 1
f) (126.500) TL’den, (184.000) TL’ye kadar                  binde 6
g) (184.000) TL’den, (805.000) TL’ye kadar                 binde 2
ğ) (805.000) TL’den yukarısı için                                   binde 1
(2) Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25’ini geçemez.
İcra mahkemesince ücret takdiri
MADDE 7 – (1) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.
(2) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.
İstifa, azil ve ölüm gibi hâllerde ücret
MADDE 8 – (1) İflâs idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hâllerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak icra hâkimince takdir olunur.
(2) Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hâllerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.
Konkordato hâlinde ücret
MADDE 9 – (1) Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde icra mahkemesince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.
Masraf ve tebligat ücreti
MADDE 10 – (1) İflâs idaresi, İcra ve İflâs Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.
Yürürlük
MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
  • Cevap Yok
  • 31-12-2019, Saat: 23:49
  • DuraN
31 Aralık 2019 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 30995
TEBLİĞ
Adalet Bakanlığından:
İFLAS İDARESİ ÜCRETİ, YAZI VE TEBLİĞ MASRAFI TARİFESİ
HAKKINDA TEBLİĞ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; İcra ve İflâs Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca, iflas idarelerine ödenecek ücret tarifesini ve ücretin ödeme şeklini belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Tarifede yazılı iflas idaresi ücreti, iflas tasfiyesi sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün hizmetlerin karşılığıdır. Ücretin belirlenmesinde iflas idaresi memurlarının emeği, çabası, işin önemi ve niteliği göz önünde tutulur.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca hazırlanmıştır.
Ücretin ödenmesi
MADDE 4 – (1) Ödeme, iflas idaresinin seçildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerine göre yapılır. Tarife gereğince takdir olunacak ücret, iflas idare memurlarının her birine ayrı ayrı ve eşit oranda ödenir.
Ücret ödeme zamanı ve avans ödenmesi
MADDE 5 – (1) İflâs idaresinin ücreti, tasfiyenin sonunda ödenir. Ancak iflas idaresinin talebi üzerine icra hâkimi, gerektiğinde iflas dairesinin görüşünü de alarak, ücrete mahsuben makul ölçüde bir miktar avans ödenmesine karar verebilir.
Ücret miktarı
MADDE 6 – (1) İfa edecekleri hizmetler karşılığı olarak iflas idaresine; nihai hesapta adi alacaklılara ödenmesi öngörülen toplam alacak miktarı üzerinden aşağıda yazılı olan nispetler nazara alınarak ücret ödenir:
a) İlk (3.200) TL için                                                       % 10
b) Sonra gelen (5.200) TL için                                        % 8
c) Sonra gelen (9.200) TL için                                        % 6
ç) Sonra gelen (18.400) TL için                                      % 4
d) Sonra gelen (36.800) TL için                                      % 2
e) Sonra gelen (63.250) TL için                                      % 1
f) (126.500) TL’den, (184.000) TL’ye kadar                  binde 6
g) (184.000) TL’den, (805.000) TL’ye kadar                 binde 2
ğ) (805.000) TL’den yukarısı için                                   binde 1
(2) Rehinli alacağın paraya çevrilmesine ilişkin hizmetler için de, (sarf edilen mesai ve gayret göz önünde tutularak) tasfiye idaresine ek ücret ödenebilir. Ancak bu surette ödenecek ek ücret, rehinli alacak miktarı üzerinden yukarıdaki nispetlere göre bulunacak miktarın %25’ini geçemez.
İcra mahkemesince ücret takdiri
MADDE 7 – (1) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarın üç katına kadar ücret takdir edebilir.
(2) İcra mahkemesi, iflas idaresinin emek ve mesaisini, işin önem ve niteliğini göz önünde bulundurarak Tarifede belirtilen miktarların altında ücret takdir edebileceği gibi, haklı sebeplerin mevcut olması halinde ücret ödenmemesine de karar verebilir.
İstifa, azil ve ölüm gibi hâllerde ücret
MADDE 8 – (1) İflâs idare memurunun istifası, azli, ölümü gibi hâllerde ücret, o zamana kadar sarf ettiği emek ve mesaisi, işin önemi ve niteliği nazara alınarak icra hâkimince takdir olunur.
(2) Yukarıdaki fıkrada anılan boşalma hâllerinde iflas idaresinde görev alanlara, idareye katılma zamanından sonraki emek ve mesaileri nazara alınarak, yerlerine kaim oldukları şahsın bakiye ücretinden ödeme yapılır.
Konkordato hâlinde ücret
MADDE 9 – (1) Konkordato nedeniyle masa müflise intikal ettiğinde, iflas idare memurlarının o zamana kadar yukarıdaki esaslar dairesinde icra mahkemesince belirlenecek ücretleri, müflis tarafından peşinen iflas dairesine yatırılır.
Masraf ve tebligat ücreti
MADDE 10 – (1) İflâs idaresi, İcra ve İflâs Kanununun 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kendilerine tebligat yapılmasını isteyen alacaklılardan, tasfiye sonunda mahsup ve iade edilmek üzere tahmini tebligat sayısı nazara alınarak hesaplanacak yazı ve normal tebligat masrafı toplamının üç misli kadar avansı, iflas dairesine yatırmasını ister.
Yürürlük
MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

2020 Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği

31 Aralık 2019 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 30995
TEBLİĞ
Adalet Bakanlığından:
LİSANSLI YEDİEMİN DEPOLARI YÖNETMELİĞİ ÜCRET TARİFESİ
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve lisanslı yediemin depoları ile özel depo ve garajlarda muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tarife hükümleri uygulanır.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tarife; 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 88 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 23/8/2016 tarihli ve 29810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğinin 26 ncı, geçici 1 ve 3 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Muhafaza ücretinin hesabı
MADDE 3 – (1) Lisanslı yediemin depolarındaki mahcuz malların muhafaza ücreti ile muhafaza esnasındaki çilingir, çekici ve nakliye hizmetleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosu esas alınarak hesap edilir.
(2) Bir mahalde lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerde yapılan muhafaza işlemleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosundaki muhafaza ücretlerinin yüzde sekseni üzerinden hesap edilir. Ek-1 ücret tablosundaki çekici, nakliye, hamaliye ve çilingir hizmetleri için belirlenen ücretler lisanslı yediemin deposu bulunmayan mahallerde uygulanmaz.
(3) Altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler yarı oranında uygulanır.
(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz. Muhafaza ücretinin başlangıç tarihi malın depoya teslim tarihidir.
(5) Muhafazası özellik arz eden malların muhafaza ücreti, ilgili icra dairesi tarafından piyasa koşulları dikkate alınarak takdir olunur.
(6) Mahcuz malın muhafaza altına alındığı yer ile teslim edileceği depo arasındaki uzaklık daha fazla olsa dahi nakliye ve çekici ücreti 50 kilometre mesafe için ödenecek miktarı geçemez.
(7) Muhafaza ücreti hesap edilirken mahcuz malın teslim edileceği deponun bulunduğu mahallin Ek-1 ücret tablosundaki bölgesi dikkate alınır.
(8) Lisanslı yediemin depolarına teslimi yapılacak mahcuz malların muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri için ödenecek ücret tespit edilirken işin niteliği, süresi, harcanan emek ve masraf göz önünde bulundurularak daha kolay ve kısa zamanda fazla emek ve masraf harcanmadan yapılan işlerde icra dairesi tarafından, belirtilen ücretlerin altında da ücret takdir olunabilir.
(9) Çilingir ücreti hesap edilirken açılacak kapı, araç ya da kasanın basit, güvenlikli ya da yüksek güvenlikli olup olmamasına göre Tarifede belirtilen sınırlar dahilinde ücret takdir olunur.
Muhafaza ücretinin azami haddi
MADDE 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında 3 üncü madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın muhammen bedeli onbin Türk Lirasının üzerinde ise onbin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde yirmisini geçemez.
Muhafaza avansının alınması
MADDE 5 – (1) İcra ve İflâs daireleri bu Tarifeye göre hesap edilecek muhafaza avansını alacaklıdan peşin olarak tahsil eder.
(2) Muhafaza avansı hesaplanırken malın en az altı aylık muhafaza gideri dikkate alınır.
(3) Muhafaza avansının yeterli olmadığı durumlarda haczi yapan memur avansın tamamlanması için alacaklıya makul bir süre verebilir.
Yürürlük
MADDE 6 – (1) Bu Tarife hükümleri 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 7 – (1) Bu Tarife hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
 
Eki için tıklayınız.
  • Cevap Yok
  • 31-12-2019, Saat: 23:48
  • DuraN
31 Aralık 2019 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 30995
TEBLİĞ
Adalet Bakanlığından:
LİSANSLI YEDİEMİN DEPOLARI YÖNETMELİĞİ ÜCRET TARİFESİ
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve lisanslı yediemin depoları ile özel depo ve garajlarda muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tarife hükümleri uygulanır.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tarife; 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 88 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 23/8/2016 tarihli ve 29810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğinin 26 ncı, geçici 1 ve 3 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Muhafaza ücretinin hesabı
MADDE 3 – (1) Lisanslı yediemin depolarındaki mahcuz malların muhafaza ücreti ile muhafaza esnasındaki çilingir, çekici ve nakliye hizmetleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosu esas alınarak hesap edilir.
(2) Bir mahalde lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerde yapılan muhafaza işlemleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosundaki muhafaza ücretlerinin yüzde sekseni üzerinden hesap edilir. Ek-1 ücret tablosundaki çekici, nakliye, hamaliye ve çilingir hizmetleri için belirlenen ücretler lisanslı yediemin deposu bulunmayan mahallerde uygulanmaz.
(3) Altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler yarı oranında uygulanır.
(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz. Muhafaza ücretinin başlangıç tarihi malın depoya teslim tarihidir.
(5) Muhafazası özellik arz eden malların muhafaza ücreti, ilgili icra dairesi tarafından piyasa koşulları dikkate alınarak takdir olunur.
(6) Mahcuz malın muhafaza altına alındığı yer ile teslim edileceği depo arasındaki uzaklık daha fazla olsa dahi nakliye ve çekici ücreti 50 kilometre mesafe için ödenecek miktarı geçemez.
(7) Muhafaza ücreti hesap edilirken mahcuz malın teslim edileceği deponun bulunduğu mahallin Ek-1 ücret tablosundaki bölgesi dikkate alınır.
(8) Lisanslı yediemin depolarına teslimi yapılacak mahcuz malların muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri için ödenecek ücret tespit edilirken işin niteliği, süresi, harcanan emek ve masraf göz önünde bulundurularak daha kolay ve kısa zamanda fazla emek ve masraf harcanmadan yapılan işlerde icra dairesi tarafından, belirtilen ücretlerin altında da ücret takdir olunabilir.
(9) Çilingir ücreti hesap edilirken açılacak kapı, araç ya da kasanın basit, güvenlikli ya da yüksek güvenlikli olup olmamasına göre Tarifede belirtilen sınırlar dahilinde ücret takdir olunur.
Muhafaza ücretinin azami haddi
MADDE 4 – (1) Muhafaza müddeti hitamında 3 üncü madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın muhammen bedeli onbin Türk Lirasının üzerinde ise onbin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde yirmisini geçemez.
Muhafaza avansının alınması
MADDE 5 – (1) İcra ve İflâs daireleri bu Tarifeye göre hesap edilecek muhafaza avansını alacaklıdan peşin olarak tahsil eder.
(2) Muhafaza avansı hesaplanırken malın en az altı aylık muhafaza gideri dikkate alınır.
(3) Muhafaza avansının yeterli olmadığı durumlarda haczi yapan memur avansın tamamlanması için alacaklıya makul bir süre verebilir.
Yürürlük
MADDE 6 – (1) Bu Tarife hükümleri 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 7 – (1) Bu Tarife hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
 
Eki için tıklayınız.

Maaş Haczinin Durdurulmasının Haczin Kaldırılması Anlamına Geleceği

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
   Y A R G I T A Y   İ L A M I

ESAS NO : 2017/8288 
KARAR NO : 2018/11669

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 12/07/2017
NUMARASI : 2017/1105-2017/1175
DAVACI : ŞİKAYETÇİ : 
DAVALI : 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda; daha önce verilen muvafakat nedeniyle emekli maaşından kesinti yapıldığı, alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda 12/01/2017 tarihinde maaşı üzerindeki haczin durdurulduğu, akabinde temlik alacaklısı tarafından 17/03/2017 tarihinde tekrar haciz konulmasının istenildiği ve 20/03/2017 tarihinde tekrar haciz uygulandığı, 20/03/2017 tarihinde uygulanan hacizden önce muvafakatinin bulunmadığını ileri sürerek emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece; haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği, şikayetçi-borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/1105 E. - 2017/1175 K. sayılı kararıyla, HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.   
5510 Sayılı Yasa'nın 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez" hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 5510 Sayılı Yasa'nın 93. maddesinde değişiklik getiren ve 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Yasa'nın 32/2-b maddesine göre; "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir". 

Bu düzenleme, İİK'nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin haczinde, takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28.2.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Bir diğer anlatımla, 5838 Sayılı Yasa'nın 32/2-b maddesi ile yapılan düzenleme usule değil esasa ilişkin olup, İİK'nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir.
Somut olayda, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra icra müdürlüğüne 03/01/2014 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile maaşından kesinti yapılmasını muvafakat ettiği, borçlunun bu beyanı esas alınarak icra müdürlüğü tarafından borçlunun emekli maaşından kesinti yapılmaya başlandığı, ancak alacaklının haczin durdurulmasına ilişkin 12/01/2017 tarihli talebi üzerine, talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği, daha sonrasında alacaklı tarafından borçlunun almakta olduğu emekli maaşına daha önce verilen muvafakat doğrultusunda  haciz konulması için 17/03/2017  tarihinde icra müdürlüğüne talepte bulunduğu, 20/03/2017 tarihinde de icra müdürlüğünce iş bu talebin kabulüne karar verilerek, UYAP sistemi üzerinden haczin SGK kayıtlarına işlendiği görülmüştür.
Maaş üzerindeki haczin durdurulması talebinin haczin kaldırılması anlamına geleceği, hukukumuzda maaş üzerindeki haczin durdurulması şeklinde hukuki bir terimin mevcut olmadığı bu sebeple alacaklı vekilinin 12/01/2017 tarihli talebinde yer alan emekli maaşı üzerindeki haczin durdurulması talebi ile haczin kaldırılmasının talep edildiğinin kabulü gerekir. 
Diğer taraftan, borçlunun emekli maaşına konulan her haciz, kendi özgün koşulları içinde ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Konulan her haczin, öncekinden farklı olarak ayrıca bir şikayet hakkı doğuracağı ise tartışmasızdır. Dolayısıyla 03/01/2014 tarihinde borçlu tarafından verilen muvafakate  dayanılarak  yapılan  haciz işlemi  alacaklının talebiyle 12/01/2017 tarihinde kaldırıldığına (durdurulduğuna) göre, yeniden haciz konulabilmesi için borçlu tarafından yeniden muvafakat verilmesi gerekir. Aksi halde muvafakatin takip sonuna kadar devam  edeceği gibi bir sonuç ortaya çıkar. 
Bu durumda; haczi talep edilen mal veya hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirerek İİK’nun 82/son madde hükmüne göre talebin kabulü veya reddine karar vermek durumunda olan icra müdürünün, 17/03/2017 günü yapılan son haciz talep tarihi itibarı ile borçlunun emekli maaşının haczine ilişkin muvafakatinin bulunmadığını nazara alarak emekli maaşının haczi talebini reddetmesi gerekmekteydi. 
       O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
      SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/1105 E. - 2017/1175 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli ve 2017/238 E. - 2017/299 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
  • Cevap Yok
  • 31-12-2019, Saat: 23:20
  • DuraN
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
   Y A R G I T A Y   İ L A M I

ESAS NO : 2017/8288 
KARAR NO : 2018/11669

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 12/07/2017
NUMARASI : 2017/1105-2017/1175
DAVACI : ŞİKAYETÇİ : 
DAVALI : 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda; daha önce verilen muvafakat nedeniyle emekli maaşından kesinti yapıldığı, alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda 12/01/2017 tarihinde maaşı üzerindeki haczin durdurulduğu, akabinde temlik alacaklısı tarafından 17/03/2017 tarihinde tekrar haciz konulmasının istenildiği ve 20/03/2017 tarihinde tekrar haciz uygulandığı, 20/03/2017 tarihinde uygulanan hacizden önce muvafakatinin bulunmadığını ileri sürerek emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece; haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği, şikayetçi-borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/1105 E. - 2017/1175 K. sayılı kararıyla, HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.   
5510 Sayılı Yasa'nın 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez" hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 5510 Sayılı Yasa'nın 93. maddesinde değişiklik getiren ve 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Yasa'nın 32/2-b maddesine göre; "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir". 

Bu düzenleme, İİK'nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin haczinde, takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28.2.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Bir diğer anlatımla, 5838 Sayılı Yasa'nın 32/2-b maddesi ile yapılan düzenleme usule değil esasa ilişkin olup, İİK'nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir.
Somut olayda, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra icra müdürlüğüne 03/01/2014 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile maaşından kesinti yapılmasını muvafakat ettiği, borçlunun bu beyanı esas alınarak icra müdürlüğü tarafından borçlunun emekli maaşından kesinti yapılmaya başlandığı, ancak alacaklının haczin durdurulmasına ilişkin 12/01/2017 tarihli talebi üzerine, talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği, daha sonrasında alacaklı tarafından borçlunun almakta olduğu emekli maaşına daha önce verilen muvafakat doğrultusunda  haciz konulması için 17/03/2017  tarihinde icra müdürlüğüne talepte bulunduğu, 20/03/2017 tarihinde de icra müdürlüğünce iş bu talebin kabulüne karar verilerek, UYAP sistemi üzerinden haczin SGK kayıtlarına işlendiği görülmüştür.
Maaş üzerindeki haczin durdurulması talebinin haczin kaldırılması anlamına geleceği, hukukumuzda maaş üzerindeki haczin durdurulması şeklinde hukuki bir terimin mevcut olmadığı bu sebeple alacaklı vekilinin 12/01/2017 tarihli talebinde yer alan emekli maaşı üzerindeki haczin durdurulması talebi ile haczin kaldırılmasının talep edildiğinin kabulü gerekir. 
Diğer taraftan, borçlunun emekli maaşına konulan her haciz, kendi özgün koşulları içinde ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Konulan her haczin, öncekinden farklı olarak ayrıca bir şikayet hakkı doğuracağı ise tartışmasızdır. Dolayısıyla 03/01/2014 tarihinde borçlu tarafından verilen muvafakate  dayanılarak  yapılan  haciz işlemi  alacaklının talebiyle 12/01/2017 tarihinde kaldırıldığına (durdurulduğuna) göre, yeniden haciz konulabilmesi için borçlu tarafından yeniden muvafakat verilmesi gerekir. Aksi halde muvafakatin takip sonuna kadar devam  edeceği gibi bir sonuç ortaya çıkar. 
Bu durumda; haczi talep edilen mal veya hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirerek İİK’nun 82/son madde hükmüne göre talebin kabulü veya reddine karar vermek durumunda olan icra müdürünün, 17/03/2017 günü yapılan son haciz talep tarihi itibarı ile borçlunun emekli maaşının haczine ilişkin muvafakatinin bulunmadığını nazara alarak emekli maaşının haczi talebini reddetmesi gerekmekteydi. 
       O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
      SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/1105 E. - 2017/1175 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli ve 2017/238 E. - 2017/299 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.