İcra ve İflas Hukukuna Dair Herşey...

Tam Versiyon: Ölü kişiye karşı dava açılması- Kişinin sağ olup olmadığının tespiti-
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
Kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz ancak, davalının sağ olup olmadığını tespit edememe bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralını ihlal etmiyorsa, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam edilmesinin mümkün olduğu-Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 09/07/2001 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ... hakkındaki davanın kabulüne; dahili davalılar ...,Kalmam ve ... hakkındaki davanın reddine dair verilen 17/03/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava; trafik kazası nedeni ile maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, dahili davalılar ..., ..., ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı; 04/02/2000 tarihinde, davalı ...’ın maliki olduğu aracın diğer davalı ...’nın sevk ve idaresinde iken şerit ihlali yapması sonucunda müvekkilinin yönetimindeki araca çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını beyan ederek maddi ve manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalılar; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece; davalı ...’ın dava açılmadan önce 11/04/1996 tarihinde vefat ettiği, ölümle kişilik haklarının son bulduğu, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi mirasçılarına da davanın yöneltilmesi suretiyle yürütülemeyeceği gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle dahili davalılar ..., ..., ... hakkındaki davanın reddine; davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; Mahkemece davalının dava tarihinden önce öldüğü ve ölü kişi hakkında davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.(HMK m.114/1-d, m. 50 ve TMK m. 28) Ancak HMK'nun 124. maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür.Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Şu halde davalının sağ olup olmadığını tespit edememe bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralını ihlal etmiyorsa, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır (HGK'nun 11.09.2013 günlü ve E 2013/14-612, K 2013/1297 sayılı ilamı).

Somut olayda, mahkemece davacı vekiline HMK m.124 gereğince davayı mirasçılara yöneltme imkanı tanınmış ve müteveffa ...’ın mirasçıları ..., ..., ... davaya dahil edilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır. Buna rağmen mahkemenin gerekçesinde ölü kişi aleyhine dava açılamaması nedeni ile anılan kişiler hakkında davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece taraf teşkilinin sağlanmasının ardından, adı geçen dahili davalılar yönünden davanın esastan incelenerek karar verilmesi gerekmektedir. Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

4. HD. 20.10.2020 T. E: 2657, K: 3517