İcra ve İflas Hukukuna Dair Herşey...

Tam Versiyon: İİK.330 Mad. Gereğince Maaş Haczine İlişkin Değerlendirme
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
İİK.nun 330 maddesinin,  Cumhurbaşkanlığının 7226 sayılı Kanunun 1 maddeli kararı ile yürürlüğü girerek,  belirlenen süreler içinde takip ve taraf işlemlerinin ( nafaka takipleri hariç ) durdurulması yönündeki karar gereğince icra takiplerin durdurulması üzerine Türkiye tarihinde ilk defa uygulanan ilgili maddenin nasıl yürütüleceği yönündeki belirsizlikleri de beraberinde getirmiştir.
Takiplerin durdurulması ile yapılan maaş kesintilerin ne olacağı hususunda oluşan tereddütlere karşı , öncelikle AKADEMİSYENLER tarafından “ İ.İ.K. nun 40, 65, 66, 72, 89, 169a ve 170 maddelerde düzenlenen takibin durdurulması kararları ve bu kararlara  karşı verilen emsal Yüksek Yargı Kararları nazara alınarak;
a- Taraf ve Takip işlemlerinin yapılamayacağı,
b- Takibin durması demek, işlemin yarısının durması demek değil,bir bütün olarak durması demek olduğu,
c- İİK. 330 ve 7226 sayılı Kanunda hiçbir ayrım yapılmadan( belirtilen istinalar dışında) takiplerin duracağı,
d- İİK. da ilk defa takibin durmasının düzenlenmediği yaklaşık 20 yerde takibin durmasına ilişkin hükmün mevcut olduğu,
e- Maaş kesintileri ve haciz ihbarnameleri, asıl haciz ve işleminin devamı olan muhafaza tedbiri niteliğinde ,
Olduğundan bahis ile “MAAŞ KESİNTİLERİNİNDE DURDURULMASI GEREKECEĞİ YÖNÜNDE “  makaleler yayınlamışlardır. (Bakınız : Prof. Dr. Muhammet ÖZEKES )
Kurumların, İşverenlerin ve İcra Dairelerinin maaş haczinden dolayı yapılacak kesintilerin akibeti hakkındaki tereddütleri ise ,  Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından 02/04/2020 tarihinde yayınlanan görüş yazıları ile “  kurum ve kuruluşlar tarafından maaş kesintilerine devam edilmesi , icra dosyasına gelen kesintilerin ise alacaklı yana ödenmesinin üçünçü şahısların hakları nazara alınarak icra dairesi tarafından değerlendirilmesi gerekeceği “ yönünde olmuştur.
İcra İşleri Dairesi Başkanlığının görüş yazıları doğrultusunda,  tereddütlere mahal vermeyecek şekilde kurum , kuruluş ve icra daireleri tarafından maaş haczinden gelen kesintiler yönünden uygulanmaya başlamıştır.
Daire Başkanlığının görüş yazısına karşılık , akademisyenler tarafından “ Başkanlığın yetkili olmadığı gibi görüşün usulen ve esastan açıkça kanuna ve Yargıtay kararlarına aykırı “ olduğunu iddia eden makaleleri yayınlanmaya devam edilmektedir.
OLAYA  İCRA DAİRELERİ GÖZÜYLE BAKMAK VE YÜKSEK YARGI KARARLARI
ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRMEK İSTİYORUM.
A- Maaş haczinin de durması gerekeceği yönünde akademisyenler görüş beyan ederken,  dayandıkları tek nokta , DOSYA TARAFLARININ İTİRAZI  neticesinde yerel mahkemeler tarafından verilen durdurma kararları ve  sonuçları yönündeki Yüksek Yargı Kararlarıdır.
B- İ.İ.K.330. Maddesi istisnai bir uygulamadır. Dosya taraflarının müdahalesi olmaksızın alınan bir Cumhurbaşkanlığı karardır. Yargı Organları tarafından verilen bir karar değildir. Gerekçesi “ Salgın Hastalığın Yayılmasını Önlemeye Yönelik “ olup, özeldir.
C- Türkiye tarihinde İ.İ.K. nun 330 maddesi ilk defa uygulanmakta olup, bu yönde verilmiş herhangi bir yerel ve yüksek Mahkeme kararı bulunmamaktadır.
D- Tarafların müdahalesi ile oluşturulan İİK. Nun yaklaşık 20 farklı başlıkta düzenlenen DURDURMA KARARLARI KIYASEN UYGULANAMAZ.
E- Adalet Bakanlığının görevleri arasında “ Adalet hizmetleriyle ilgili konularda , gerekli araştırmalar ve hukuki düzenlemeleri yapmak, GÖRÜŞ BİLDİRMEK “ olduğu açıkca düzenlenmiş olup, İcra İşleri Dairesi Başkanlığının görüş bildirmesinin yasal dayanağı mevcuttur.
F- Maaş kesintisi yapacak işverenin sorumluğu İ.İ.K . 355 maddesinde düzenlendiği şekilde “Haciz yazısını alan işveren (veya bu işle görevli kanuni muhatap), bir hafta içinde haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücretinin miktarını icra dairesine bildirmeye ve borç bitinceye kadar icra dairesinin haciz bildirimine göre haczolunan miktarı, borçlunun maaş ve ücretinden keserek, hemen icra dairesine yatırmaya mecburdur.” Olup, İcra Dairesinden yazı gelmediği sürece yasaları kendince yorumlayarak DURDURMA İŞLEMİ YAPAMAZ.
G- Alacaklının, takibin devamını sağlayıcı nitelikteki her icra takip işlemi ile de zamanaşımı kesilir ve yeni bir süre işlemeye başlar.( Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2012/25547 Esas 2013/2173 Karar )
H- Maaş haczi UYGULANMIŞ BİR HACİZDİR. Her ay yapılacak kesintilerin genelleme yapılarak MUHAFAZA TEDBİRİ olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Takip işlemi değildir. İşverenin sorumluğu, borçlunun maaşını hak etmesi ile doğar. Hakedilen ve ödenebilir bir maaştan kesinti yapılması gerekeceği için, karantina kapsamında maaş ödemesi yapılamayan veya ücretsiz izne ayrılma işlemi gerçekleştirilen borçlunun maaşından kesinti yapılmasını talep etmek,  muhafaza tedbiri çercevesinde takip işlemi gibi değerlendirilemez.
İ- “ Borçlu maaşının üzerine konulan haciz nedeniyle her ay yapılan kesintiler icra takip dosyasına gelmiş ve paralar alacaklı tarafından alınmış ise de zamanaşımı kesen işlem alacaklının haciz talebi olup, maaşı üzerine konulan haciz nedeniyle , HER AY MAAŞTAN KESİLEREK GÖNDERİLEN PARALARIN, İCRA DOSYASINA GELMESİ VE ALACAKLI TARAFINDAN ALINMASI , İCRA TAKİP İŞLEMİ NİTELİĞİNDE OLMADIĞINDAN zamanaşımını kesmez.(Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2014/30420 Esas 2014/30286 Karar)”
J- “ MAAŞ HACZİNİN DURDURULMASI “ kavramının  ise cevabını yine Yüksek Yargı kendi kararında açıkca ortaya koymuştur. “  MAAŞ  üzerindeki HACZİN DURDURULMASI  talebinin HACZİN KALDIRILMASI ANLAMINA GELECEĞİ , hukukumuzda MAAŞ ÜZERİNDEKİ HACZİN DURDURULMASI ŞEKLİNDE HUKUKİ BİR TERİMİN MEVCUT OLMADIĞI bu sebeple alacaklı vekilinin 12/01/2017 tarihli talebinde yer alan emekli maaşı üzerindeki haczin durdurulması talebi ile haczin kaldırılmasının talep edildiğinin kabulü gerekir. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi  ESAS NO : 2017/8288 KARAR NO : 2018/11669 “
Güncel Yüksek Yargı kararları doğrultusunda yapılan değerlendirme çerçevesinde ,
İcra İşleri Dairesi Başkanlığının “ maaş hacizlerinden yapılacak kesintilerin nasıl uygulanması gerekeceği “ hususlarını da ihtiva eden 02/04/2020 tarihli görüş yazısının,  akademisyenlerin makale  ve eleştirilerine karşı , yasal zemini bulunan ve İİK. 330 maddesinin gerekçesi ile örtüştüğü, taraf menfaatlerine uygun olduğu ortaya çıkmaktadır.
Saygılarımla.
Önder ŞAHİN
Tarsus İcra Müdürü