*  BAM İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge
0
Yorum
636
Okunma
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BU KONUYU DEĞERLENDİR
Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi
Konuyu Yazdır
Yönetici
*******
Uzakta
Administrator
1,140
(Mesajlar)
1,052
(Konular)
16-09-2015
(Kayıt Tarihi)
İcra Müdürü
(Meslek)
(68) Aksaray
(Görev Yeri)
ab93893
(Haberci)
17
(Rep Puanı)

Haberci: ab93893
#1
21-05-2021, Saat: 00:08
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
  20. HUKUK DAİRESİ
 
DOSYA NO : 2019/1812 
KARAR NO : 2020/1382
 
T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
İ S T İ N A F   K A R A R I
 
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/08/2019
NUMARASI : 2019/502 Esas 2019/682 Karar 
 
DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
KARAR TARİHİ : 10/09/2020
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2020 
 
Yukarıda mahal tarih ve numarası açıklanan ilk derece mahkeme kararı aleyhine süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla, HMK'nun 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme ve heyetçe yapılan müzakere sonunda, gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tahliye davasının karara bağlandığını, dava ve yargılama saffası sürerken Tansu Umurhan'ın kendisinde bulunan şirket paylarını, Mu. Be. Şi.'e devrettiğini, hiçbir hissesinin kalmadığını, müvekkil şirket mal sahibi S.M.'le fiilen anlaşmak suretiyle kiracılık ilişkisinin oluşturulduğunu, şirket ödemelerini düzenli bir şekilde yaptığını, T. U.'ın hiçbir ilgi ve bağının kalmadığını, şirketin kapalıyken kapısına yapıştırılan icra müdürlüğü tutanağından tahliye için gelindiğinin anlaşıldığını, tahliyeye ilişkin kısmının uygulanmaması yönündeki taleplerinin reddedildiğini beyanla, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
 Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "...alacaklı davalı S. M. borçlu T. U. aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3217 esas sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığı, Davalı S. M. ile Davalı T. U. arasından İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 02/06/2017 Tarih 2017/405 - 548 esas karar sayılı ilamı ile söz konusu taşınmazın tahliyesine karar verilmiş ve söz konusu karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçip kesinleşmesinin akabinde İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3217 esas sayılı icra takip dosyası nezdinde taşınmazın tahliyesine yönelik işlemin yapıldığı, davacı vekilinin ise söz konusu icra takip dosyasında T. U.'ın şirket hisselerini müvekkiline devrettiğini ve alacaklı ile anlaşmak suretiyle fiilen kira ilişkisinin oluştuğu ve bu sebeple söz konusu tahliyenin yapılmasını talep ettiği ve söz konusu talebin icra müdürlüğünce reddine karar verildiği, mevcut dosya kapsamı itibariyle davacı vekilinin söz konusu kira ilişkisinin ispata dair İİK 276.maddesince belirtilen resmi niteliğe haiz bir belge ile ispatlayamadığı ve bu hususta dosyada alacaklı konumunda olan Seyfettin Menteş'in herhangi bir talep ve beyanının olmadığı anlaşılmakla icra müdürlüğü kararında usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." şeklinde açıklanan gerekçeleriyle,
Davacının davasının reddine karar verilmiştir. 
 Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; dava dosyası, icra dosyası ve bu dosyalar içerisinde bulunan belge ve delillere göre tahliye kararının uygulanmak istenildiğini, taşınmazın davalı kiralayan ile anlaşmak sureti ile aralarında yeni bir kira sözleşmesi tesis edildiğini, yıllardır kira ödemelerinin yapıldığı düşünüldüğünde yeni kira ilişkisinin kurulduğunun sabit olduğunu, kira sözleşmesinin şekil şartına tabi olmadığını, hiçbir itirazı kayıt ileri sürmeksizin tüm kira ödemelerinin kabul edilmesine rağmen belge bulunmadığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda karar verilmesini istediğini bildirmiştir. 
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Davalı alacaklı S. M. tarafından T. U. aleyhine 01.03.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak Örnek No:13 tebliğ edilmek suretiyle ilamsız icra takibi yapılmış, borçluya 27.12.2017 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş, İstanbul Anadolu 5. İcra Mahkemesinin 09.05.2019 tarihinde kesinleşen 02.06.2017 T. 2017/405 Esas 2017/548 karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile davalı T.U.'ın taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir. 24.08.2017 tarihinde tahliye için gidilmiş T. U. kiralananı Ü... Tic. Ltd. Şti.ne kiraya verdiğini söylemiştir. 20.06.2019 tarihinde yeniden tahliye için gidilmiş, tahliye için 7 günlük süre verildiği yolunda tutanak düzenlenerek kapısına yapıştırılmıştır. Davacı vekili icra dairesine 25.06.2019 tarihli dilekçesini vererek davalı ile kira kontratı yapıldığını, 01.01.2018 tarihinden itibaren Seyfettin Menteş'in bildirdiği hesaba kira paralarının yatırıldığını, kira kontratının şekle bağlı olmadığını ödemelerin kayıtsız şartsız tahsil edilmesiyle kira ilişkisinin kurulduğunun anlaşılabileceğini, eski kiracı hakkındaki tahliye kararının infaz edilemeyeceğini  bildirmiş, icra müdürlüğünce İİK 276. maddesi gereğince işgalde haklı olunduğuna dair resmi bir vesika gösterilemediği gerekçesi ile  talebin reddine karar verilmiştir. Müdürlük işlemine karşı şikayet yoluna başvurulması üzerine mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 276. maddesine göre, "Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.
Şu kadar ki, bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan mukavele tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulunduğunu beyan eder ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti icra mahkemesine bildirir. 
İcra mahkemesi, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet içinde mahkemeye müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. 36 ncı madde hükümleri bura-da da uygulanır. Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır. 
Borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruu, karı veya kocası, ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer şahıslar, bu madde hükmünün tatbikında üçüncü şahıs sayılmazlar."
Somut olayda üçüncü kişi Ü. Tic. Ltd. Şti. vekili 25.06.2019 tarihli dilekçe ile İcra Müdürlüğüne başvurarak iş yeri açma ve çalışma ruhsatı, limited şirket pay devir sözleşmesi, Ticaret Sicil Gazetesi örneği, vergi levhası, imza sirküleri örneği, tescil talepnamesi, 9 adet stopaj ödemesine ait vergi tahsilat kaydı sunarak takip borçlusu Tansu Umurhan'ın tüm limited şirket paylarını müvekkiline devrettiğini, takip alacaklısı kiralayan ile anlaşarak fiilen kira ilişkisi kurulduğunu ve 01.08.2018 tarihinden itibaren takip alacaklısının bildirdiği hesaba ödeme yapıldığını, halen de ödemelerin devam ettiğini kiralayanın yaklaşık 16-17 ay kira paralarını herhangi çekince ileri sürmeden kabul ettiğini ileri sürerek fiili kira ilişkisi nedeniyle borçlu hakkında verilen tahliye kararının kendisi hakkında uygulanamayacağını ileri sürmüş olup, dayandığı belgeler İİK'nın 276. maddesinde sayılan "işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika" niteliğinde değildir. Zira bu belgeler, alacaklı ile arasında bir kira ilişkisi kurulduğunu veya ona karşı ileri sürebileceği bir kira ilişkisinin bulunduğunu göstermemektedir. Fiili kira ilişkisi İİK'nın 276. maddesi kapsamında değildir. Üçüncü kişi işgalde haklı olduğuna yönelik, mahkeme kararının ona uygulanmasını engelleyecek bir belge sunamadığı için şikayetin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1) b) 1) maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
 
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Dosya kapsamı, delil durumu, İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi  2019/502 Esas 2019/682 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1) b) 1) maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubuna, bakiye 10,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf  giderlerinin üzerinde  bırakılmasına,
5-Sarf edilmeyen istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere neticesinde, H.M.K'nun 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2020
Yorma kendini, Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin. Charles Bukowski
Konuyu Yazdır


Anahtar Kelimeler

İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge icra, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge hukuk, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge haciz, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge satış, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge Kıymet takdiri, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge Hakkında, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge nedir, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge myicra, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge icra takibi, İşgal de Haklı Olanlarca İbraz Edilecek Belge araç haczi


Foruma Git: