*  İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi
1
Yorum
991
Okunma
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BU KONUYU DEĞERLENDİR
Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi
Konuyu Yazdır
Yönetici
*******
Şuan Çevrimdışı
Administrator
1,245
(Mesajlar)
1,151
(Konular)
16-09-2015
(Kayıt Tarihi)
İcra Müdürü
(Meslek)
(68) Aksaray
(Görev Yeri)
ab93893
(Haberci)
23
(Rep Puanı)

Haberci: ab93893
#1
06-01-2020, Saat: 21:14
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi Kararına Göre Usulsüz Tebligatı İncelemek Zorundayız. 

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin “Usulsüz Tebligata Daya¬narak Satış Yapan İcra Müdürünün Tazminata Mahkum Edilmesi Gerekti¬ğine” Dair Kararı:
ÖZET: Dava konusu icra takibinin yapıldığı Samandağ İcra Müdürlüğü-nün 1997/2335 sayılı dosyası içinde mevcut ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligatın "muhatabın dağıtım saatlerinde adreste bulunmaması nedeniyle Yalı Mahallesi muhtarına bırakıldığı, 2 nolu kağıt yapıştırılıp, komşusu bu-lunmadığından haber bırakılamadığından" şerhi ile tebliğ edildiği görülmek-tedir. Muhatabın adreste bulunmama nedeni tevsik edilmeden yapılan teb-ligat, Tebligat Yasasının 21. maddesine aykırıdır. İcra Dosyasında mevcut tebligat bu açıklamalar ışığında incelendiğinde, davacının adreste bulunma-ma nedeninin tevsik edilmediği, dolayısıyla tebligatın Tebligat Yasası 21. maddeye aykırı olduğu görülmektedir. İcra Müdürü tebligatın Tebligat Yasa-sı hükümlerine uygun olarak tebliğ edilip edilmediğini denetlemekle yüküm-lüdür. Tebligatın usulsüz olduğu yukarıda yapılan açıklamalar ışığında an-laşıldığı gibi Samandağ İcra hukuk mahkemesinin 1999/122 Esas dosya-sında yapılan yargılama sonucunda verilen karar ile de sabit olmuştur. Ye-rel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek İİK’ nın 5. maddesine göre so-rumluluğun kapsamı belirlenerek hüküm kurulması gerekirken davanın red-dedilmiş olması ve kısa kararda dava ispatlanamadığından reddedilmiş ol-masına rağmen gerekçeli kararda hem husumetten ve hem de esastan ret kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yargıtay 12.Hukuk Dairesi kararına göre tebligatı inceleme yetkimiz bulunmamaktadır.



Yargıtay 12. Hukuk Dairesi “İcra Müdürü, Tebligatın Usulsüzlüğüne kendiliğinde karar veremez” yolunda kararlılıkla sürdürdüğü İçtihatlarında;

l¬ Özet: Tebligatın usulsüzlüğü hakkında icra memurunun karar verme yetkisi bulunmayıp, bu konuda ilgilinin Tetkik Merciine başvur¬ması gerekir.

“...Borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmış ve ödeme emri 25.03.1980 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu 04.04.1980 tarihinde icra memurluğuna başvurarak tebliğatın usulsüz olduğunu, 04.04.1980 tarihinde hakkındaki takibe muttali olduğunu beyan etmiş, ic-ra memuru tebliğatın usulsüzlüğünü kabul ederek tebliğatın geçersiz sayıl-masına ve alacaklı vekilinin dilediği takdirde borçluya yeniden ödeme em-ri tebliğine karar vermiş, alacaklı vekilinin haciz talebinin reddedilmesi üzerine, alacaklı icra memuru muamalesine mercide şikayette bulunmuş ve merci şikayeti reddetmiştir. Bu karar, alacaklı tarafından temyiz edil¬miştir.

Özetlenen şu duruma göre borçlunun, icra muamalesine karşı öğrendi-ğini iddia ettiği 04.04.1980 tarihinden itibaren İİK’nın 16. maddesi gereğin-ce “tebliğatın usulsuzlüğüne” dair şikayetini, 7 gün içersinde icra tetkik merciine bildirmesi ve 04.04.1980 tarihinden itibaren 5 gün içersinde esa-sa ait itirazlarını itiraz türüne göre merciye ve icra memurluğuna bildirme-si gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi hükümlerine göre bu şekilde yapılacak şikayetin incelenmesi tetkik merciine aittir.

İcra memurunun tebliğatın usulsüzlüğüne dair iddia hakkında karar verme yetkisi yoktur. Diğer taraftan icra memurunun “tebliğatın usulsüzlü-ğüne” dair karar verip “yeniden ödeme emri çıkarılmsına” dair karar ver-mesi yasaya aykırı olduğundan, takibin kesinleştiğine ilişkin alacaklı şika-yetinin bu nedenle kabulü gerekirken redddilmesi esas yönden yanlıştır.

Diğer taraftan, borçlu “04.04.1980 tarihinde hakkındaki takibe mutta-li olduğunu” bildirdiğene göre, bu tarihten itibaren 5 gün içersinde itirazını uslü veçhile yaptığı takdirde 7201 sayılı Tebligat kanunun 32. mddesi ge-reğince bu itirazın mevcudiyeti muvacehesinde borçluya yeniden ödeme emri çıkarılmasına lüzum yoktur. İcra memurunun yasanın bu hükmüne rağmen “yeniden ödeme emri çıkarılmasına” karar vermesi de yanlış oldu-ğundan, şikayetin bu şekilde değerlendirilmesi icap eder. Borçlu, imzanın esasına ilişkin bir itiraz yapmayıp, “bonoları imza edenlerin kooperatifi temsil ve ilzama yetkili olmadıklarından dolayı borçlu olmadığı”nı bildirdi-ğine göre, bu itirazın İİK’nın 168. maddesinin 4. bendi ile ilgili bir yönü ol-mayıp, 5. bendi ile ilgili olduğundan mercie yapılması gerekirdi. İcraya ya-pılan bu tür itiraz geçersiz olup, bu yönden de takibin kesinleştiği göz önünde tutulmadan şikayetin reddine karar verilmesi de kabul şekline gö¬re yasaya aykırıdır..” (Y. 12 HD. 08.07.1980 gün E: 4315, K: 5997 sayılı kara¬

(1)

ll¬ Özet: İİK 16. Md. göre, memur işlemleri olması sebebiyle Tebligat Kanunu’na aykırı bulunan tebliğata ilişkin şikayetlerin de mercice halle¬dilmesi gerekir.

“..İİK. 134. md. ihalenin feshine ilişkin taleplerin şikayet yolu ile halle-dilmesi gerekeceğini açıkladığı gibi, bu yasanın 16. maddesi de memur iş-lemleri olması sebebiyle Tebligat kanununa aykırı bulunan tebliğata ilişkin şikayetlerin de mercice halledilmesi gerekeceğini açıklamış ve ipoteğin pa-raya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplere ilişkin olarak gönderilen icra emir-lerine karşı itirazların da mercice yapılmasını yine bu yasanın diğer hü-kümleri belirtmiştir. Brçlu bu üç yönden mercie bidayette 30.01.1976 tari-hinde müracatta bulunarak şikayette bulunmuş ve ancak alacaklı olarak takiple alakasız olan M.’yi dilekçesinde göstermiştir. Merci esas takip dos-yasını celbederek alacaklı olark gösterilen M.’nin bu takipde ilgisi bulun-madığından dolayı şikayeti husumet yönünden reddetmiştir. Borçlu ilgilile-ri göstererek yeni bir dilekçe vererek isteklerini mercie arzetmiştir.

(1) T. Uyar, “İcra Hukukunda Şikayet”, 2. baskı sayfa 35,

Olaya, HUMK’un dava ikame usulünün uygulanmasına olanak yoktur. Şu halde mercii talep hakkında İİK’nın şikayete ilişkin usulü uygulamakla mükellef olduğundan, şikayetin niteliğine göre delil toplanması gerekece-ğinden, duruşma yapılmasını icabettirir. İcra tetkik mercii bidayette verilen şikayet dilekçesi üzerine icra dosyasını tetkik ederek ilgililerine tebligat yaptırıp duuşma yapması gerekirdi. Şikayetten amaç icra işlemlerinin dü-zeltilmesi, ıslah edilmesi olduğuna göre, ilgililerin şikayet dilekçesinde yan-lış gösterilmesi şikayetin husumet yönünden reddine gerektirmez ve bu halde 23.2.1976 tarihli karar yalnız yanlış olarak alacaklı gösterilen L. Yö-nünden hüküm ifade eder nitelikte olup, işin esası incelenmediğinden şika-yet süresinin mevdei olarak ilk dilekçenin verildiği 30.01.19976 tarihinin alınması gerekir. Bu itibarla, brçlunun bilahare verdiği dilekçe tarihinin 7 günlük süreye başlangıç olarak alınması isabetsizdir...” (Y. 12. HD. 24.05.1976 tar. E: 4346, K: 6550)(2)

lll¬Özet: Usulsüz tebligat halinde, “tebliğ tarihinin düzeltilmesine” icra müdürü değil, Tetkik Merci karar verebilir.

“...İcra memurunun yetkisi dışında, tebliğ tarihini düzeltilmesinin mümkün bulunmadığı, böyle bir tasarrafun hukuki sonuç doğurmayacağı, “tebliğ tarihinin beyan edilen tarih olarak düzeltilmesine” dair, mercice ve-rilmiş ve kesinleşmiş bir karar olmadığı nazara alınmadan, İİK. 67. mad-desinde yazılı mecburitte dayalı süresinde yapılmayan itirazın kabul olun-ması isabetsiz, temyiz itirazları yerinde görülmekle, mercii kararının İİK. 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca bozulmasına, 16.10.1984 gü¬nünde oybirliğiyle karar verildi...” (Y. 12. HD. 16.10.1984 tarih E: 7518, K. 10498 sayılı kararı)

lV¬Özet: İcra Müdürü’nün (yardımcısının) “ödeme emrinin borluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğunu” kendiliğinden gözete-rek, alacaklının haciz talebini reddedemez.

“...Tebligat K. nun 21. Md. göre yapılan tebligatın yasaya uygun olup olmadığının takdir ve tesbiti memura ait değildir. Bu hususta şikayet vaki olduğu takdirde, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı hakkında ve teb-liğ tarihinin düzeltilmesi gerekip gerekmediğine, Tebligat K. nun 32. mad-desi de nazara alınarak mercice karar verilir.

Memurun görevi dışında yaptığı muamalenin iptaline karar vermek suretiyle, şikayetin kabul gerekirken, tebligatın muhatabı tarafından tebliğa-ta yönelik bir şikayet varmışcasına, yazılı şekilde karar verilmesi isabet-siz, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden mercii kararının İİK. 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca bozulmasına, 10.12.1982 gününde oy¬birliğiyle karar verildi....” (Y. 12. HD. 10.12.1982 tarih E: 8519, K. 9294)

“.....7201 sayılı Tebligat K’nun 32. maddesi hükümlerine göre –tebliğa¬tın usulsüzlüğüne dair- yapılacak şikayetin tetkiki mercie aittir. İcra memu¬

(2) Y. Kararlar Dergisi, 1978/2 Sayfa 238
runun tebliğatın usulsüzlüğüne dair iddia ve hakkında karar verme yetki-si yoktur. Diğer taraftan icra memuru tebliğatın usulsüzlüğüne dair karar verip yeniden ödeme emri çıkarmasına dair karar vermesi yasaya aykırı olduğundan, takibin kesinleştiğine ilişkin alacaklı şikayetinin bu nedenle kabulü gerekirken reddedilmesi esas yönünden yanlıştır...” (Y. 12. HD. 08.07.1980 tarih E:4315, K: 5997 sayılı kararı) (3)
Yorma kendini, Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin. Charles Bukowski
Çalışkan Üye
****
Şuan Çevrimdışı
İcracı Üye
2
(Mesajlar)
1
(Konular)
04-01-2016
(Kayıt Tarihi)
(Meslek)
(Görev Yeri)
(Haberci)
0
(Rep Puanı)
#2
19-12-2022, Saat: 12:06
T.C.
    YARGITAY
    4. Hukuk Dairesi

ESAS NO    : 2014/16815 
KARAR NO    : 2015/1899    
Y A R G I T A Y   İ L A M I

MAHKEMESİ    : Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ    : 31/10/2012
NUMARASI    : 2012/80-2012/336
DAVACI    : Ahmet Girişen vekili Avukat Ayşe Tekin Hardal
DAVALI    : Adalet Bakanlığı vekili Avukat Neşe Çetin Vural ve Avukat Nuran Toptani

     Davacı Ahmet Girişen vekili Avukat Ayşe Tekin Hardal tarafından, davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 25/04/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 31/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, icra memurunun kusurlu eylem ve işlemi nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, icra müdürünün ihaleyi resen iptal yetkisi olmadığı halde borçluya tebligat yapılmadığı ve muhtarlıkça ilan edilmediği gerekçesiyle satışı resen iptal ettiğini, bu nedenle ikinci kez satış masrafı yapmak zorunda kaldıklarını belirterek, fazladan yapmak zorunda kaldıkları giderlerin ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, satış ilanının borçluya tebliğ edilmemesi durumunda icra müdürünün ihaleyi resen iptal yetkisinin bulunduğu, bu bakımdan kusurlu bir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 134/2. maddesi gereğince ihalenin feshini, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler isteyebilir. İİK'nun 133. maddesinde ise, taşınmaz kendisine ihale olunan kimse, derhal veya verilen süre içinde parayı vermezse, ihale kararı icra memuru tarafından kaldırılır.
İcra müdürü, ancak İİK'nun 133. maddesinde belirtilen koşulun gerçekleşmemesi halinde ihaleyi kaldırır. Bir başka anlatımla icra müdürünün ihaleyi kaldırma yetkisi 133. madde ile sınırlıdır. Bunun dışında borçluya tebligat yapılıp yapılmadığını, yapılan tebligatın usulsüz olup olmadığını, muhtarlıkça ilan edilip edilmediğini inceleme yetkisi yoktur. Anılan hususlardaki eksiklik ya da usulsüzlük, ancak ilgilisi tarafından icra mahkemesine açılacak ihalenin feshi davasında incelenir. Yani bu durumlarda ihale icra müdürü tarafından resen iptal edilemez. Nitekim, İcra Mahkemesince bu nedenle satışın kaldırılmasına dair icra müdürü işleminin iptaline karar verilmiştir. 
Şu halde, işin esasına girilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. 
       Başkan V.                 Üye                       Üye                          Üye                         Üye
Kamil Kancabaş    Selma Bellek   Mustafa Çakmak    Fatma Feyza Şahin   Mehmet Erol
Konuyu Yazdır



Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
İcra müdürünün usulsüz tebligatı inceleme yetkisi yoktur (4.Hukuk Dairesi) Bozcalar 0 567 19-12-2022, Saat: 12:07
Son Mesaj: Bozcalar
 İcra Müdürünün Verdiği Karardan Dönmesi - İstihkak DuraN 0 741 22-11-2020, Saat: 21:55
Son Mesaj: DuraN
 Kira bedelinin ödenmiş olup olmadığını tesbit için icra müdürünün bilirkişi olarak tayininde DuraN 0 563 25-04-2020, Saat: 01:32
Son Mesaj: DuraN
 İcra Müdürünün Kendi Kararından Dönememesi DuraN 0 884 22-01-2020, Saat: 22:49
Son Mesaj: DuraN
Meskeniyet İddiası Nedeniyle Haczi Kaldırma Yetkisi İcra Dairesinde Değildir DuraN 0 592 06-01-2020, Saat: 22:47
Son Mesaj: DuraN
Anahtar Kelimeler

İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi icra, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi hukuk, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi haciz, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi satış, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi Kıymet takdiri, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi Hakkında, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi nedir, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi myicra, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi icra takibi, İcra Müdürünün Tebligat İnceleme Yetkisi araç haczi


Foruma Git: